Yumurta Sperm Bağışı Konusunda Aklınıza Takılanlar...
Belki de yıllardır uğraştınız, beklediniz, denediniz ve olmadı. Doktorunuz son çare olarak “bir de donasyon yolu var” diyor. İçinizden bir taraftan “hemen yapalım” demek geçiyor, bir taraftan da zihninizde çeşitli sorular beliriyor. Acele bir karar vermenize gerek yok. En iyisi kendinize biraz zaman tanıyın. Ve bu zaman içinde etraflıca düşünün, eşinizle birlikte durumu tartışın.
Donasyon tedavisi sizin için doğru bir karar mı? Bu kararı verirken neleri düşünmek gerekir? En önemlisi neler hissediyorsunuz?
Kendi yumurtalarınızla bir çocuğunuz olamayacağını görmenin üzüntüsü, çeşitli duyguların iç içe geçtiği duygusal bir karmaşa yaşatabilir. Eşinizin bir çocuğu olması şansını engellemek istemeyebilirsiniz, sonunda bir çocuğa kavuşabileceğiniz için rahata ereceğinizi düşünebilirsiniz, kendinize başka birinden alınacak yumurtayla ya da spermle dünyaya gelecek çocuğun ne kadar “sizin” olacağını sorabilirsiniz… Birbirine karşıt bir sürü düşünce ve duygu arka arkaya gelebilir. Bu doğaldır. Endişeye kapılmayın.
Gelin aklınızdan geçebilecek soruları birlikte ele alalım.
Çocuk ne kadar “sizin” olacak?
Bu soruyu cevaplamak o kadar kolay değil. Belki de önce “anne kimdir?” ve “baba kimdir?” sorularını genetik özellikleri verme, dokuz ay rahimde taşıyıp doğurma ve yetiştirme boyutlarıyla ele almak gerekiyor.
Genetik anne ve baba: Hepimiz anne ve babamızdan aldığımız genetik malzemenin bir karışımından meydana geliyoruz. Bu anlamda genetik anne, spermle döllenen yumurta hücresinin geldiği kişidir. İnsan genetik yapıtaşı DNA 46 kromozomdan oluşur. Bunların 23’ü yumurtadan, 23’ü spermden gelir.
Taşıyan ve doğuran anne: Yumurta ve spermin döllenmesinden oluşan embriyonun yerleşip geliştiği rahim 9 ay kadar süren hamilelik döneminde, embriyonun fetüse, fetüsün bebeğe dönüştüğü yerdir. Doğum gelişinceye kadar biyolojik olarak bebeği besler ve taşır. Sadece kanıyla besler demek eksik olur. Çünkü doğum öncesi anne karnında bebeklerin yaşantısı üzerine yapılan araştırmalar gösteriyor ki bebek annenin sesini tanıyabiliyor, annenin hissiyatına tepki veriyor. Bir şekilde bebek anne karnında dünyaya hazırlanıyor.
Yetiştiren anne ve baba: Bebek doğduktan sonra ona bakan, yetiştiren ve bebeğin iletişimde olduğu birincil kişilerdir. Bebek ileride kişiliğinin önemli katmanlarını oluşturacak olan ilk yıllarında önce annesi sonra babasıyla ve ona verdikleri bakım ve birbirleriyle kurdukları ilişki üzerinden hayata tutunur. Onlarla yaşadığı ilişki içinde hayatı anlamlandırmaya başlar. Dünyaya getirdiği mizaç özellikleri onlarla ilişkisi içinde şekillenir, bir takım özellikleri ön plana çıkar, hassasiyetleri belirlenir.
Burada listeye bir tanım daha ekleyebiliriz. Çocuğu hayal eden, bekleyen, tasarımlayan anne ve baba. Daha çocuğunuz olsun istemeden bile sizin çocuğunuz nasıl bir çocuk olur, onun için neler istersiniz, bunlar zihninizde vardır. Kendi anne babanızla kurduğunuz ilişki, kendi çocukluğunuz, hayat görüşünüz, idealleriniz bu hayali çocuğu şekillendirir. Sonunda bir çocuğunuz olduğunda bu hayali çocukla gerçek, karşınızdaki çocuk arasında da bir etkileşim olur, çünkü o çocuğu yıllardır içinizde fark etmeden yetiştirdiğiniz çocukla etkileşim halindedir. Arzularınız, çocuğunuz için yapmak istedikleriniz buna göre gelişir, çocuğunuzla o şekilde ilişki kurarsınız.
Başka birinden alınan yumurta veya sperm belki burada bir kırılmaya yol açacaktır. Kendi genlerinizden olacak çocuğu artık kaybetmiş olursunuz. Bu ağır bir kayıptır, ve üstesinden gelebilmek için yasının yaşanması gereklidir. Üzülmek en doğal hakkınızdır. Belki doktorlara ve tedavilere gide gele zaten zaman içinde bunu yaşadığınız için bir kabul süreci gelişmiştir. Fakat donasyon tedavisinden geçerken bu üzüntü ara ara tekrar gündeme gelebilir.
Tedaviyle çocuğunuz olduğunda
Kendi Aileleriniz
Aileler bilirse ne düşünür? Karşı mı çıkarlar? Engel olmak mı isterler? Ya da çok üzülürler mi? Bir yandan anne baba olmaya hazırlanırken, bir yandan kendi anne babalarınızın çocuğu olarak onları düşünürsünüz ve hayatta olsunlar ya da olmasınlar onlar da sanki bu işin içindedirler. Hatta aklınızdan onların torunu olmasını sağlayamadığınız geçer. Ailenizden soyunuzun devamına aktarmak istedikleriniz vardır ve onları kesintiye uğrattığınızı düşünebilirsiniz. Burada şunu hatırlatmakta fayda var: Ailelerde aktarılanlar sadece genler değildir. Sadece fiziksel özellikler değil, pek çok değer, hayattan beklentiler, kişilik özellikleri, aslında ailelerde aile bireylerinin birbirleriyle ilişkileri üzerinden, tasarımlar, hayaller çocuğa anlatılan aile hikâyeleri üzerinden aktarılır. Dolayısıyla genetik malzemede kesinti olması kuşaklararasındaki aktarımın sadece bir yönüyle kesintiye uğraması demektir. Diğer yönler ise anne baba olarak sizlerin bilinçli ve bilinç dışı şekilde, sözle ya da sözel olmayan yollardan aktaracağınız şekilde gelişir.
Gizlilik
Yıllardır beklediğiniz çocuğa kavuşuyorsunuz. Onu yetiştirirken ne gibi zorluklarla karşılaşabilirsiniz?
Mesela etraftakiler fark edebilir mi? Aileniz fark edebilir mi? Bunlar kimseyle paylaşılabilir mi yoksa gizli mi tutulmalıdır? En önemlisi çocuğunuz öğrenecek mi?
Bir çift için çocuk meselesi garip bir şekilde hem en mahrem hem başkalarına en açık konulardan biridir. Karı koca arasında özel bir alana ait bir meseledir, olup olmaması, nasıl olduğu, yetiştirirken yapılanlar. Ama bir yandan da herkes soru sorabilir, öneri verebilir, hatta karışabilir durumdadır. Bu donasyon tedavisinde bir zorluk alanı olabilir. Ancak bu konuda kararınızı verip içinize sindirmeniz çok önemlidir. Bu sizin mahremiyet alanınız olarak gizlemek isteyeceğiniz bir şey olabilir. Kimin bileceğine ya da bilmeyeceğine anne baba olarak karar vermeniz gerekecektir.
Çocuğunuz öğrenmeli mi?
Birilerinden bir şey saklamak aslında çok zordur. Başlangıçta akla gelmeyecek zorluklar süreç içinde karşınıza çıkabilir. Mesela çocukların büyürken sordukları sorular…
Ben nasıl geldim, ben kimim, kime benziyorum, beni ne kadar istedin, beni ne kadar seviyorsun? Çocuklar çeşitli yaş dönemlerinde, 3-4 yaşlarda, okula başladıklarında, ve en kritiği ergenlik dönemlerinde bu soruları tekrar tekrar sorarlar. Kimlikleriyle ilgili bu soruların cevapları onların yaşayışında hayati önem arz eder. Peki bu durumda çocuğa söylemek mi söylememek mi daha doğrudur?
Donasyon tedavisinden farklı olmakla beraber evlat edinme durumuna bakarsak artık yıllardır biliyoruz ki çocuklara kendilerini evlat edinen aileye gelişleriyle ilgili bilgiyi küçük yaştan vermek gerekiyor. Öteki türlü sır olarak saklandığında ve bir şekilde günün birinde ortaya çıktığında ağır bir sarsıntıya yol açıyor. Bazen de sır sözel olarak hiçbir zaman açığa çıkmasa da çocuk hissiyatında bir şeyleri anlıyor, bir şeylerden şüphe ediyor. Çünkü yukarda da bahsettiğimiz gibi sözel olmayan ifadeler, ya da bilinç dışı şekilde aktarılanlar çocuğun hissedebileceği şeylerdir.
Araştırmalar ne diyor?
Donasyon konusunda büyüyen çocuklarla yapılan araştırmalar devam ediyor. Bütün dünya bu konuya merakla ilgi gösteriyor. Anne babalardan çocuğa ve çevrelerine açıklayanlar ve açıklamayanlar ve çocukların gelişimi konusunda pek çok inceleme devam ediyor. Şu ana kadar geldiğimiz noktada belirsizlik sürüyor. O yüzden belki de şunu düşünmek gerekiyor, madem sözel olmayan yollardan, duygularla ve bilinç dışıyla da çocukla ilişki kuruluyor, en önemlisi anne babanın bu konuda içinin rahat olması. Bu bir kesinlik ve duygusal sabitlik gereklidir anlamına gelmemeli. Zorluklarla karşılaşmak, duygusal çelişkiler hissetmek bu süreçte olası durumlar. Bir çocuğu olmak zaten çok karmaşık olabilen, değişken, dinamik bir yaşantı. Özen göstermeniz gereken şey kafa karışıklığına düşmemek değil, o karışıklıkla, sağlıklı bir şekilde baş etmek olmalı.
Bir uzmanla görüşmek
Bir şekilde etrafınızla tam olarak paylaşamayacağınız şeyler olacağı için de kendi içinizde halletmek zor gelebilir. Bazen farklı bakış açıları işimize yarar, siz bir şeyleri saklayacağınız için o bakış açılarından da mahrum kalmamalısınız.
Gerektiğinde bu konularla ilgili bir uzmanla görüşmek iyi gelecektir. Bizimle her zaman irtibatta olun. Donasyona hazır olup olmadığınızı araştırırken, tedavi sırasında, çocuğunuz büyürken… Size destek olmak isteriz. Tekrar edelim, önemli olan sizin içinizin rahat olmasıdır, çocuğunuzun sizden alacağı bu duygudur.
Bizimle irtibatta olun
Bu sitede donasyonla ilgili bilgilerimizden, deneyimlerimizden ve araştırma sonuçlarından da sizleri haberdar edeceğiz. Sizlerin de kendi deneyimlerinizden bizi her zaman haberdar etmenizi isteriz.
|