Dini Açıdan Yumurta Sperm Bağışı
İSLAM ÜLKELERİNDE YASAL OLARAK BELİRSİZ TIBBİ DURUMLARDA DÜZENLEMELER NASIL YAPILIYOR
Günümüz tıbbı bilinmeyeni ve yapılamayanı bulma yolunda sınırları zorlamaktadır.Son yıllardaki buluşlar, halkın ve din adamlarının eski yıllardan kalma değer yargılarını gözden geçirmesine neden olmaktadır.Bunun en iyi örnekleri,tüp bebek tedavileri,yumurta ve sperm bağışı ile tüp bebek tedavileri ve kök hücre çalışmalarıdır.Bu gelişmeler,konular ile ilgili yasal,etik ve bilimsel soru işaretleri ortaya çıkarmıştır.
Hastalıkları nedeni ile acı çeken insanların tedavisinin büyük bir iyilik olduğu tartışılmasa da, her iyiliğe giden yolun mutlaka ahlaki olarak doğru olduğu baştan kabul edilemez.
Tüp bebek tedavileri ve özellikle yumurta veya sperm bağışının yaygın olarak kullanılmaya başlanması,bu konularda ulusal ve uluslararası düzenlemelerin yapılması ihtiyacını doğurmuştur.Ancak bu tür düzenlemeler yaparken,farklı kültürlerin ve inançların görüşleri dikkate alınmalı,bilinmelidir.İslami bakış açısı da bizler için çok önem lidir.
Müslüman ülkelerde yapılacak yasal düzenlemeler dini unsurlarda içeriyor ise, bu bir kaç şekilde yapılır.
İslam’da inanç ve davranış şekillerini belirleyen iki temel kaynak vardır;Kur’an ve Peygamber’in söylemleri ve yaşam tarzı(sünnet).Eğer bir konu ile ilgili bu iki kaynaktan birinde cevap bulunamaz ise,üçüncü bir yola başvurulur;icma.Ancak evrensel icma az sayıdadır.Lokal icma genellikle yasal düzenlemeler yapılırken başvurulur fakat kesin bağlayıcı olamaz.Günümüzde kıyas,istihsan ve maslahad daha önemlidir ve gelecekte de öyle kalacaktır.
Yukarıda anlattığımız şekilde,İslam’da fıkıh kaynakları eşit seviyede değildir. Bir yasal veya etik karar alınırken,Kur’an veya sünnet de açık bir cevap var ise,diğer kaynaklara başvurmak gerekmez.Ancak ek bilgi için kullanılabilirler.
Şimdi biraz da İslam’da embryoya bakış açısına bir göz atalım.İslam dini insan hayatını değerli kabul eder ve döllenmeden itibaren korunması gerektiğini öngörür.Ancak İslam,bir şekilde ikiliği de tanır-yani beden ve ruh beraber vardır ve kişinin tamamlanması için bir araya gelirler.Özellikle iki ayet ve iki hadis önemlidir.Bunlar ruhun bedene girişi ve insanın tamamlaması üzerine görüşleri içerir.İlk ayet,ana rahminde ruhun verildiği zaman ile ilgilidir.Konu ile ilgili hadislerde de ruhun geliş zamanı ile ilgili bilgiler vardır.Bu ayet ve hadisler ve günümüz embryoloji bilgileri dikkate alındığında,ruhun beden ile birleşmesinin,gebeliğin sekizinci haftası veya 50.günü civarında olduğu söylenebilir.Asıl o zaman birey tam olarak oluşur.
İslam dini, hastalıklara çare arayışlarını destekler.Hz.Muhammed’in:”henüz bilemesek de,her hastalığın bir çaresi vardır”dediği söylenir.Bu yüzden,başarısı kanıtlanmış yeni tedavi metodlarının keşfi ve kullanılması kuvvetle önerilmektedir.Bir başka deyişde ise”Allah bize hastalık ve çaresini beraber gönderdi,her hastalığa bir çare vardır,bunun için tedavi olun ama haram ile değil”buyurmuştur.
Bu arada,laboratuvarda,tüpde veya başka bir şekilde,karı –kocanın ilişkisi dışında birisi tarafından bir canlı yaratılması ile ilgili soru işaretlerini de şu şekilde gidermek mümkündür. “Allah evreni yaratandır fakat bu dünyada etki-tepki sistemini de meydana getirmiştir.Toprağa bir tohum ekmek bir etkidir.Ancak Tanrı, tohumdan bitki yaratacak tepkiyi yaratır.Tüp bebek tedavisi de bir etkidir.Sadece Allah’ın vermesi ile tepki ve ardından bebek oluşacaktır.Nasıl tohumu eken kişi yeşeren bitkinin yaratıcısı değil ise,tüp bebek tedavileri uygulayanlarda bebeklerin yaratıcısı değildir.Allah tek yaratandır ve tüm yaratılış O’nun isteği ile olur.
Son olarak,eğer insanoğlu,bir hastalığa çare arıyor ve bulabiliyorsa,bu çarenin zaten Allah tarafından var edildiği kabul edilir.Yaratılışta bilinemeyen veya yapılamayacak hiç bir şey,sonraları da bilinemez ve yapılamaz.
DİNİMİZ YARDIMLA ÜREME TEKNİKLERİNE NASIL BAKIYOR?
Sünni Müslüman aleminde tüp bebek tedavileri ile ilgili ilk fetva 1980 yılında, Mısır’da Al Azhar tarafından verilmiştir. Genel olarak,istemsiz çocuksuz Müslümanların acılarına ve evliliklerinde yaşadıkları sorunlara son verebilmek için tüp bebek tedavileri onay bulmuştur.Sadece evli çiftlerin gametlerinin kullanılmasına izin verir.Embriyo,sperm ve yumurta bağışı yasaklanmıştır. Ülkemizde’de yasal durum bu şekilde düzenlenmiştir.
Ancak, 1999 yılında,Şii Müslüman dünyasının liderleri tarafından,İran’da bir diğer fetva verilmiştir.Birçok yönden Sünni bakış açısına benzemekle beraber,bu kez yumurta ve sperm bağışı için bir kapı açılmıştır.Bağış yapan ve alıcıların İslami ebeveynlik kurallarını yerine getirmeleri şart koşulmuştur.Bu fetva bir miktar kavram karmaşasına yol açsa da, sayesinde gamet ve embriyo bağışı yolu açılmıştır.Hatta Şii çoğunluk bulunan İran ve Lübnan’da taşıyıcı annelik de başlamıştır.Bu tedavilerin kabul görmesinin nedeni aile yapısı ve birliğinin korunabilmesi gerekliliği olduğu söylenmektedir.Bağış yolu ile çocuk sahibi olmanın bir tür evlilik kurtarıcı olduğu İslam aleminin bazı bölümlerinde kabul görmektedir.
|